Bu çalışma, Sefarad Yahudi müziğini çokkültürlülük bağlamında ele alarak, Türk müziği makamlarının Sefarad müziğindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Sefarad Yahudileri, toplu bir şekilde 1492 yılında İber Yarımadasından çeşitli bölgelere göç etmişlerdir. Gittikleri bölgelerde dinî kimliklerinin yanı sıra müzik kültürlerini de sürdürmeye çalışmışlar ve bulundukları coğrafyanın müzik kültürleriyle etkileşime girmişlerdir. Bu bağlamda Zemirot, mevlevî müziği ile karşılıklı etkileşim sonucunda ortaya çıkan Maftirim ve Pizmonim gibi çokkültürlü temasların sonucunda oluşan repertuar zenginliği ortaya çıkmıştır. Günümüzde Pizmonim repertuarının çok önemli bir kısmına dair kayıtlar “Sephardic Pizmonim Project” veri tabanında yer almaktadır. Kamuya açık olan bu veri tabanında yer alan eserlerin Türk müziği makamlarıyla icra edildikleri ve isimlendirildikleri görülmektedir. Veri tabanında eserlerin çok büyük bir kısmının notaları bulunmamaktadır. Ancak kayıtlar sayesinde eserlerin okunuşlarına dair veriler yer almaktadır. Bu da Türk müziği makam yapısı ile karşılaştırma imkanı sağlanmaktadır. Bu karşılaştırma Sefarad Yahudi müziğinin hem terminolojik hem de seyir özellikleri bakımından Türk müziğiyle ciddi biçimde benzerliğini ortaya çıkarmaktadır. Araştırmada notaları ve kayıtları bulunan Rast, Mahur, Nihâvend, Beyâtî, Muhayyer, Hüseynî, Sabâ, Segâh ve Hicaz makamlarından birer eser makamsal analize tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgular, eserlerin Türk müziği ile ilişkisini ortaya çıkarmakta; ayrıca Sefarad Yahudilerinin müzikal açıdan yaşadıkları coğrafyaya entegre olduklarını göstermektedir. Bu durum karşılıklı etkileşim bağlamında çokkültürlülüğün müziğe yansımalarını ifade etmekte ve yaşadığımız coğrafyadaki kültürel farklılıkların zenginlik olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışma, çokkültürlülük bağlamında Sefarad Yahudi müziğini ele alması bakımından farklılaşmakta ve alanına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca veri tabanında notası bulunmayan eserlerin notaya alınmasının gerekli olduğu ve coğrafyamızdaki farklı kültürlerin müziğine dair araştırmaların artırılması gerektiği önerilmektedir.
Mustafa Topşir (Fri,) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: