Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) doçent adaylarının eser incelemesi sırasında jüriler tarafından yapılan etik ihlal iddiaları üzerine bir etik ihlal olup olmadığının tespiti için bir süreç başlatmakta, süreç sonunda etik ihlal olduğuna karar verirse adayın doçentlik başvurusunu iptal etmekte ve öğretim elemanı olarak çalışan doçent adaylarının kadrolarının bulunduğu üniversitelere disiplin soruşturmasına başlanarak kendi (ÜAK) yaptığı tespitler uyarınca disiplin cezası verilmesi amacıyla bildirimde bulunmaktadır. Bu bildirim yazısında ÜAK, üniversitelerin yeniden inceleme ve karar verme yetkisi bulunmadığını, yeniden etik inceleme yapılmaksızın etik komisyonu tarafından tespit edilen etik ihlalin karşılığı olan disiplin cezasının uygulanması gerektiğini belirtmektedir. Üniversitelerden bir kısmı bu yöndeki yazılara istinaden doçent adaylarına disiplin cezası verirken bir kısmı ise yeniden bir soruşturma yaparak etik ihlal olup olmadığını bir daha değerlendirmekte ve bu değerlendirme uyarınca disiplin cezası vermekte veya vermemektedir. Uygulamada iki farklı durumla karşılaşılması, ÜAK’ın etik ihlale ilişkin kararının niteliğinin ve bu kararın üniversitelerin disipline ilişkin yetkileri üzerinde nasıl bir etkisi olduğunun tespitini gerektirmektedir. Bu tespitin yapılabilmesi için öncelikle üniversitelerin ve ÜAK’ın Türk idare teşkilatındaki yerinin belirlenmesi, sonra da bu iki idare arasındaki hukuki ilişkinin ortaya konması gerekmektedir. Bunlar tespit edildikten sonra da ÜAK’ın disipline ilişkin kararının üniversiteleri bağlayıp bağlamadığı idarenin bütünlüğü, kanunilik ve üniversitelerin özerkliği uyarınca bir değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.
Çınar Can Evren (Thu,) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: