Bu çalışma, Paul Ricoeur’ün metafor teorisini mümkün kılan düşünsel zeminleri incelemektedir. Amaç, La Métaphore Vive’de ortaya konan kuramın, kendi içinde kapalı bir anlam teorisi değil; Aristoteles, Husserl, Heidegger, Gadamer ve Wittgenstein gibi düşünürlerle yürütülen derin bir felsefi diyalog üzerine inşa edilmiş dinamik bir yapı olduğunu göstermektir. Ricoeur’ün düşüncesi, Aristoteles’in mimesis anlayışını yeniden yorumlayarak başlar; bu miras, dil ile gerçeklik arasındaki temsilci ilişkiyi yaratıcı bir yeniden betimleme sürecine dönüştürür. Ricoeur Husserl’in epoché kavramından hareketle, anlamın literal düzlemden poetik düzleme geçişini sağlayan hermeneutik bir askıya alma yöntemi geliştirmiş; böylece metaforik anlamın, bilincin yargılarını paranteze alan bir yorum faaliyetiyle doğduğunu göstermiştir. Heidegger’in ontolojisi, özellikle “dil varlığın evidir” önermesi üzerinden, Ricoeur’ün metafor anlayışına yalnızca bir yorum aracı değil, varlığın kendisini açığa çıkaran ontolojik bir derinlik kazandırır; böylece metafor, dil aracılığıyla varlığın ortaya çıkış sürecinde aktif bir rol oynayan, ontolojik olarak anlamlı bir fenomen olarak konumlanır. Wittgenstein’ın dil oyunları ve anlamın kullanım içinde doğduğu fikri, Ricoeur’e metaforun dil içindeki dinamik konumunu anlamada kritik bir araç sunar. Metafor, yerleşik bir dil oyunu içinde yapılan, kurala aykırı görünen bir hamledir. Ancak Ricoeur, Wittgenstein’ı aşarak, metaforun sadece mevcut oyunun kurallarını yansıtmadığını, aksine onları gererek, çiğneyerek ve nihayetinde dönüştürerek yeni anlam oyunları, yeni yaşam biçimleri için ufuklar inşa etme gücüne sahip olduğunu vurgular. Son olarak, Gadamer'in hermeneutik geleneği metafora tarihsel ve diyalojik bir boyut kazandırır. Bu bağlamda çalışma, Ricoeur’ün metafor kuramının arkasında, antik mimesis geleneğinden fenomenolojiye, ontolojiden hermeneutik ve analitik dil felsefesine uzanan geniş bir düşünsel sürekliliğin bulunduğunu ortaya koyar. Ricoeur’de metaforun felsefi arka planı, dil, anlam ve varlık üzerine yürütülen bu çok katmanlı tartışmanın ürünüdür.
İbrahim Günaydın (Tue,) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: