Bu makale, feminizmin evrensellik ile tikellik arasındaki kurucu gerilimden beslenen özne krizini, Seyla Benhabib ve Chandra Talpade Mohanty’nin teorik çerçevelerini karşılaştırmalı ve eleştirel bir diyalog içinde ele alarak yeniden düşünmektedir. Benhabib’in etkileşimsel evrensellik modeli feminist siyasete normatif ve etik bir gerekçelendirme zemini sağlarken, Mohanty’nin dekolonyal ve materyalist eleştirisi bu zeminin tarihsel, kolonyal ve ekonomik güç ilişkileri tarafından koşullandığını gösterir. Makale, diyalojik tanınmaya dayalı evrenselci çerçevelerin maddi eşitsizlikleri hesaba katmadıkça açıklayıcı ve kurucu açıdan yetersiz kaldığını; buna karşılık salt tikelci yaklaşımların da ortak bir politik faillik üretmekte zorlandığını savunur. Bu iki hattı birlikte düşünerek “bağlamsal-etkileşimsel evrensellik” kavramını geliştirir ve feminist özneyi hem normatif olarak gerekçelendirilebilir hem de tarihsel-maddi olarak konumlanmış kolektif bir fail olarak kavramsallaştırır. Bu model, feminist dayanışmayı diyalog ile direnişi birlikte içeren çift katmanlı bir yapı olarak önerir ve teorik bir sentez olarak “bağlamsal-etkileşimsel evrensellik” imkânını temellendirir.
Özgür Uçar (Sun,) studied this question.