Türkler ve Farslar arasındaki İslâmiyet öncesine dayanan ve Türklerin İslâmiyeti kabulüyle beraber artan siyasî ve kültürel ilişkilerin iki milletin edebiyatına da yansıdığı, Anadolu’da oluşmaya başlayan Türk edebiyatının büyük ölçüde Fars edebiyatının tesiri altında doğup inkişaf ettiği bilinmektedir. Bu tesiri, Türk şairlerin en fazla okudukları ve kendilerine örnek aldıkları şairlerin genellikle Fars şairleri oluşunda görmek mümkündür. Bu şairlerin eserleri, tercüme ve şerh yoluyla Türk edebiyatında mühim bir tesir icra etmiştir. Büyük matematik ve astronomi bilgini Ömer Hayyâm da (ö. 1131?) ona atfedilen rubailer dolayısıyla ismi bilinen edebî şahsiyetlerdendir. Osmanlı edipleri tarafından eskiden beri bilinen bir şahsiyet olsa da 19. asır ortalarında Batı dünyasınca yeniden keşfi dolayısıyla Garplılaşma yolundaki Türkiye’de popülerliği ciddi ölçüde artmış ve üzerine çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Hayyâm’ın Türkçeye yapılan çok sayıdaki tercümesini; aruzla yapılanlar, heceyle yapılanlar, serbest veya mensur olanlar şeklinde ayırmak mümkündür. İşbu makalede Hayyâm’ın aruzla yapılmış tercümeleri incelenmiştir. Söz konusu tercümeler vezin, kafiye, manada değişiklik, ifade zaafı, Türkçeden uzaklık bakımlarından tahlil edilmiştir. İncelenen altı tercüme Hamâmîzâde İhsan (ö. 1948), Hüseyin Rifat (ö. 1954), Yahya Kemal (1958), Vasfi Mahir Kocatürk (ö. 1961), Feyzullah Sacit (ö. 1978) ve Rüştü Şardağ’a (ö. 1994) aittir.
Ahmet Saraç (Fri,) studied this question.