Örgütsel travma, çalışanların işyerinde maruz kaldığı veya tanık olduğu tehlikeli olaylar sonucunda iş akışının bozulması ve çalışan sağlığının tehdit edilmesiyle ortaya çıkan travmatik deneyimlerdir. Bu deneyimler, doğal afetler, savaşlar ve ekonomik krizler gibi dışsal koşulların yanı sıra etik sorunlar ve örgütsel değişim gibi örgüt içi süreçlerden de kaynaklanabilmektedir. Travmatik olaylara maruz kalan çalışanlar, olay sonrasında çeşitli psikolojik belirtiler yaşayabilmekte; bu durum çalışan sağlığını, iş verimliliğini ve iş ilişkilerini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Alan yazında, örgütsel travmaya yönelik önlemlerde tepe yönetiminin belirleyici bir rol oynadığı vurgulanmakla birlikte, bu bakış açısını şekillendiren faktörleri ele alan çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışma, tepe yönetiminin örgütsel travmaya yönelik önleyici tedbirleri hangi faktörler doğrultusunda şekillendirdiğini incelemeyi amaçlamaktadır. Lojistik sektörü, pandemi, deprem ve benzeri kriz dönemlerinde faaliyetlerini kesintisiz sürdürmesi nedeniyle araştırma bağlamı olarak seçilmiştir. Veriler, şirketin tepe yönetimiyle yapılan derinlemesine görüşmeler, iş sağlığı ve güvenliği kayıtları ve saha gözlemleri aracılığıyla toplanmış; tümdengelimsel nitel içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Bulgular, küresel ve ekonomik çevre, yasal çevre, teknolojik çevre, rekabetçi ve sosyal çevre ile tepe yönetiminin deneyimlerinin travma önleyici tedbirlerin şekillenmesinde etkili olduğunu göstermektedir. Araştırmanın, örgütsel travma riskinin azaltılmasına ve çalışan iyi oluşunu destekleyen daha dirençli örgütsel yapıların geliştirilmesine katkı sağlaması beklenmektedir.
Ülfet Uzunkoca (Tue,) studied this question.