Kentlerin en hassas varlıklarından biri olan kültür mirasları, doğal afetler ve beşeri müdahalelerden kaynaklı tehditlere karşı oldukça savunmasızdırlar. Özellikle şiddetli depremlere maruz kalan kültür varlıklarında meydana gelen fiziksel yıkımlar, yapıların kendileri ile birlikte bu yapılara eşlik eden mekânsal ve bitkisel bileşenleri de enkaz altında bırakarak ağır biçimde tahrip etmektedir. Kentlerde yürütülen deprem sonrası yeniden yapılanma süreçlerinde kültür varlıkları, çoğunlukla ikinci plana atılmakta ve uygulama kararlarında yeterince yer bulamamaktadır. Bu durum ise kültür miraslarının daha hızlı yok olmasına, yıkımın mekânda süreklileşmesine ve kültürel belleğin kaybına neden olmaktadır. Benzer durum 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında Kahramanmaraş’ın sivil mimarlık eserleri için de yaşanmıştır. Bu nedenle çalışmada, kentin mekânsal kültürünü ve geleneksel peyzaj karakterini en belirgin biçimde yansıtan ve söz konusu depremlerde yıkılan bir sivil mimarlık eseri olan Hasan Arıkan Evi çalışmaya değer bulunmuştur. Çalışmada konutun deprem öncesine ait mekânsal ve bitkisel verileri temel alınarak, açık alan düzenine ilişkin dijital ortamda özgün mekânsal bir bahçe temsili oluşturulmuştur. Araştırmanın ana materyalini; Hasan Arıkan Evi’ne ait deprem öncesi survey çalışmaları, saha gözlemleri ve arşiv fotoğrafları oluşturmaktadır. Çalışmanın yöntemi, literatür incelemesi, çoklu veri kaynaklarının değerlendirilmesi ve bahçenin özgün mekânsal temsilinin üretilmesi olmak üzere üç aşamada kurgulanmıştır. Elde edilen bulgular, Hasan Arıkan Evi’ne ait avlu ve bahçe düzeninin yapı-avlu/bahçe-sokak ilişkisi üzerinden şekillenen özgün bir tipoloji sunduğunu ve depremlerle birlikte sahip olduğu mekânsal ve bitkisel bileşenlerin büyük ölçüde yok olduğunu ortaya koymaktadır. Üretilen bahçe temsili, tamamen yok olmuş bir geleneksel konut bahçesinin belgelenmesine ve deprem sonrası yeniden inşa süreçlerinde katkı sağlaması açısından önemli bir araçtır. Bu yönüyle çalışma, Kahramanmaraş’ın geleneksel konut bahçelerine özgü mekânsal karakterlerinin görünür kılınmasını sağlayarak, benzer nitelikteki sivil mimarlık eserlerinin yeniden inşa süreçlerine referans oluşturmayı amaçlamaktadır.
Esra Abacıoğlu Gitmiş (Sat,) studied this question.