Çeviri; siyasi ve ideolojik içerikli anlatıların müzakere edildiği, sorgulandığı ve yeniden inşa edildiği stratejik bir alandır. Özellikle ideolojik kutuplaşma durumlarında, çeviri metinler sıklıkla belirli akımları meşrulaştırmanın ya da karşıt görüşleri ötekileştirmenin bir aracı olarak işlev görür. Son otuz kırk yılda yapılan çalışmalarla çevirinin nesnel ya da tarafsız bir edim olmadığı, aksine çevirmen ve yayıncı gibi eyleyicilerin ideolojisinden derinden etkilenen ve kaçınılmaz olarak müdahale ve manipülasyon içeren bir süreç olduğu açıkça ortaya konmuştur. Bu tartışma etrafında şekillenen bu çalışma, Türkiye bağlamında Nebioğlu Yayınevi’ni, Soğuk Savaş’la hegemonik hale gelen antikomünist ideolojiyi desteklemek amacıyla sistematik olarak çeviri eserler üretmede önde gelen bir kurumsal eyleyici olarak tanımlamaktadır. Yayınevinin ideolojik aracılığının işleyişini göstermek amacıyla makale, William C. Bullitt’in The Great Globe Itself (1946) isimli eseri ve Türkçe çevirisi Asıl Büyük Dünya (1947) üzerine karşılaştırmalı bir vaka analizi sunmaktadır. Analizde, Mona Baker’ın anlatı kuramına (2006) ilişkin yeniden çerçeveleme stratejileri ve Gerard Genette’in öne sürdüğü yan metinsel unsurlardan (1997) faydalanılmıştır. Ayrıca kaynak ve erek metinlerin karşılaştırılması yoluyla yayıncı ve çevirmenin kaynak metindeki anlatıları yeniden çerçevelemek adına ne tür müdahalelerde bulunduğu tartışılmıştır. Nihayetinde bu bulgular çevirinin yalnızca dilsel bir aktarım süreci olmadığını, aynı zamanda ideolojik konumlanışın güçlü birer aracı olarak işlev gördüğünü; yayıncıların ve çevirmenlerinse etkin eyleyiciler olarak kaynak metinleri belirli ideolojik filtrelerden geçirerek yeniden yazdığı vurgulamaktadır
Balta et al. (Thu,) studied this question.