Devlet, sosyal ve ekonomik hedeflerineulaşmak amacıyla anayasal, yasalve kurumsal düzenlemelerin yanı sırakamusal politikalar aracılığıyla piyasalara müdahaleetmektedir.Küreselleşmesüreci ile kamu yönetimi alanındaki yapısal dönüşümlerin etkisiyle, IMF ve Dünya Bankası gibi uluslarasıkuruluşların da destekleriyle bağımsız düzenleyici kurumlar dünya genelinde yaygınlaşmıştır. Siyaset ve bürokrasi ayrımının bir yansıması olan bu kurumsallaşma dalgası, Türkiye’de 1990’lı yıllarda hız kazanmış ve 2000’li yılların başlarında kurumsal bir kimliğe bürünmüştür.Bu çalışma, Türkiye'de regülasyon ekonomisine geçişte piyasalara devlet müdahalesinin gerekçelerini, piyasa ve devlet başarısızlıklarını, regülasyon kavramını, tarihsel gelişimini, regülasyon yöntemlerini ve regülasyonun gerekliliğini ele alarak teorilere yer vermektedir. Son olarak, Türkiye'de 2001 ekonomik krizi sonrasında regülasyon ekonomisine geçiş sürecinin bankacılık sektörü üzerindeki etkilerini sistematik ve karşılaştırmalı bir yaklaşımla incelemeyi amaçlamaktadır. Özellikle Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK)2001 krizi sonrası kurulmasının, bankacılık sektörünün finansal sağlamlığına (sermaye yeterlilik oranı, takipteki alacak oranı, kârlılık göstergeleri gibi temel performans metrikleri) olan etkisini analiz etmek hedeflenmiştir. BDDK öncesi (1990-2001) ve sonrası (2002-günümüz) dönemler arasındaki farklar, güncel resmi veriler ve göstergeler kullanılarak ortaya konulmakta; böylece BDDK'nın kurumsal yapısının ve düzenleyici politikalarının sektöre sağladığı katkıların somut bir şekilde değerlendirilmesi amaçlanmaktadır
Ayşe EKER (Tue,) studied this question.