Tarihsel süreç içerisinde altın ve gümüş, iktisadi hayatın merkezinde yer alarak ticari mübadele işlemlerinde temel bir değer ölçüsü ve değişim aracı rolünü üstlenmiştir. “Kıymeti zatında” (intrinsic value) olan bu değerli madenler, modern finans sisteminin temelini oluşturan ve itibari değere sahip olan banknotların tedavüle girmesine kadar yegâne ödeme aracı olma vasfını korumuştur. Ancak teknolojik dönüşüm ve dijitalleşme süreci, geleneksel mübadele yöntemlerinde değişiklikler meydana getirmiş; temelde bizzat emtia üzerinden yürütülen işlemler bazı durumlarda yerini dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilen kaydî işlemlere bırakmıştır. Bu dönüşümün en somut tezahürlerinden biri, günümüzde bankaların mobil platformları aracılığıyla müşterilerine sunduğu altın alışverişi hizmetleridir. Dijital ortamda gerçekleştirilen bu işlemler, beraberinde İslam hukuku (fıkıh) açısından birtakım teknik ve fıkhî tartışmaları da getirmiştir. Özellikle işlemin mahiyeti, sarf akdi kapsamında değerlendirilen altının “kabz” (teslim ve tesellüm) meselesi, fiziki karşılığının muhafazası ve bankaların bu altını piyasadan temin etme yöntemleri, çağdaş fıkıh literatüründe güncelliğini koruyan tartışma alanlarıdır. Bu çalışma, Türkiye’deki katılım bankacılığı sektörü özelinde, bankaların mobil uygulamaları üzerinden yürütülen altın tedavülü süreçlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, kullanıcılar nezdinde yaygınlık kazanan dijital altın alım satım işlemleri detaylı bir analize tabi tutularak, söz konusu süreçlerin fıkhî meşruiyet zeminindeki konumu değerlendirilmektedir. İnceleme sonucunda, İslam hukukunun sarf akdi için öngördüğü sıkı şartlar ile AAOIFI (İslami Finans Kuruluşları Muhasebe ve Denetim Kurumu) gibi uluslararası otoritelerin belirlediği standartların, katılım bankacılığı uygulamasında bazı operasyonel aksamalarla karşılaştığı ve bu noktada ivedilikle yapılması gereken hukuki ve teknik düzenlemeler olduğu tespit edilmiştir.
Dershwi et al. (Wed,) studied this question.