Berlin Antlaşması’nın 61. maddesi uyarınca Osmanlı Devleti, Ermenilerin yaşadığı vilayetlerde bir dizi ıslahat gerçekleştirmeyi ve bu ıslahatları bir takvim dâhilinde uygulamayı Batılı devletlere taahhüt etti. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Ermenilere yönelik meydana gelen şiddet olaylarının araştırılması da bu ıslahat kapsamında ele alınması öngörülmekteydi. Bu çerçevede Haziran 1879′da Diyarbekir’de oluşturulan olağanüstü mahkeme niteliğindeki Tahkikat Komisyonu, savaş sırasında Ermenilere ve Müslüman halka zulmedip birtakım asayiş sorunlarına sebebiyet verdiği iddia edilen çok sayıda aşiret beyinin bölgeden sürgün edilmesine hükmetti. Osmanlı merkez otoritesi, kararı başta onayladıysa da zanlıların, yargılanmadan sürgün edildiklerini iddia edip itirazda bulunmaları üzerine sürgün kararının yürütmesini durdurdu. İki yıllık istinaf sürecinden sonra 1881′de ise hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ilgili sürgün kararı tamamen iptal edildi. Sürgün kararının önce yürütmesinin durdurulması daha sonra tamamen iptal edilmesi bugüne kadar doğrudan veya dolaylı çok sayıda akademik çalışmaya konu oldu. Bu çalışmalarda, söz konusu yürütmenin durdurulması ve iptal kararının alınmasında belirleyici unsurun hukuktan ziyade siyasi ve idari baskılar olduğu savunuldu. Yaygın bir kabule dönüşen bu iddiada Osmanlı Devleti’nin son dönemlerde hukuk alanında gerçekleştirdiği reformlar ve bu reformların söz konusu iptal kararı üzerindeki etkisinin göz ardı edildiği gözlendi. Bu makale, zanlı aşiret beylerinden Fettah Bey örneği üzerinden söz konusu sürgün kararlarının yürütmesinin durdurulması ve iptalinin literatürdeki yaygın görüşün aksine hukuki bir zemine dayandığı iddiasını taşımaktadır.
No takes yet. Share an insight, caveat, or question.
Mehmet Sabri DENİZ (2026) studied this question.
Synapse has enriched 5 related papers. Consider them for comparative context: