İç mekânın mikro düzeydeki niteliklerinin, kentsel bağlamın makro ölçekli dinamikleriyle nasıl iç içe geçtiğini sorunsallaştıran “kentsel içsellik” (urban interiority) kavramı, iç mekâna dair tanım ve kavramları kent üzerinden yeniden düşünmeye olanak tanımaktadır. Çalışma kapsamında postyapısalcı düşünce çerçevesinde ele alınan bu kavram, maddesel/maddesel-olmayan unsurlar ile bedensel varoluşların ilişkisel ve dinamik karşılaşmalarından türeyen dolanık bir olgu olarak konumlandırılmıştır. Bu konumlandırma, içsellik olgusunun bedensel olarak algılanan, çeşitli duygulanımsal yoğunluklar üreten maddesel ve duygulanımsal izlerini takip etmek için daha kapsayıcı bir bakışın gerekliliğini açığa çıkarmıştır. Bu hedefle “Duygulanımsal Ontoloji” (Affective Ontology) adıyla geliştirilen yöntem önermesi, özne-merkezli içsellik kuramları, bunun karşısında konumlanan nesne-merkezli materyalizm ve bu iki uç arasında, madde ile her türden duygulanımsal bilgi üretiminin merkezine koyan Duygulanım Teorisi’nin (Affect Theory) arakesitinde konumlanmaktadır. Geliştirilen bu önerme, kentin somut, efemeral ve eterik bileşenlerini izleyerek mekânsal deneyimin öznel boyutlarını açığa çıkarmayı hedeflemekte ve kentin maddesel ile duygulanımsal katmanlarını birlikte ele alan dolanık bir bilgi üretim modeli sunmaktadır. Bu yöntem çerçevesinde gerçekleştirilen üç mekânsal okuma, kentsel içsellik olgusunun kent içindeki oluşum ve görünüm biçimlerini ortaya koymaktadır. Söz konusu okumalar, kentsel mekânın, maddesel unsurlar ile insanın birlikte eylemsellik ürettiği ve bu nedenle eş-aktörlü bir yapıya sahip dinamik bir oluş alanı olduğunu açığa çıkarmakta ve kentteki deneyimin çok katmanlı ve ilişkisel yapısını görünür kılmaktadır. Kentsel içsellik olgusu üzerinden kente yeni bir yöntem önermesi sunan çalışmanın, kente dair anlamlandırma pratiklerini ve bilgi üretim dinamiklerini yeniden tartışmaya açarak, bilgiyi iç-dış, nesne-özne, kamusal-özel gibi ikili düşünce yapılarının dışında yeniden üretmesi beklenmektedir.
No takes yet. Share an insight, caveat, or question.
Sözgen et al. (2026) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: