Bu çalışma, Türk halk müziğinin önemli sözlü kültür ürünleri olan türkülerde kadın temsillerini, mizojini kavramı ve Michel Foucault'nun özne-nesne ilişkisi çerçevesinde eleştirel söylem analizi yöntemiyle incelemektedir. Mizojini, yalnızca bireysel tutumlar düzeyinde değil, kültürel ve söylemsel pratikler aracılığıyla yeniden üretilen yapısal bir ideoloji olarak ele alınmıştır. Araştırma, kadınların türkülerde hangi söylemsel konumlarda temsil edildiğini ve bu temsillerin ataerkil normlar aracılığıyla nasıl meşrulaştırıldığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmanın verilerini, Türkiye'nin farklı yörelerinden seçilen ve kadın temsili içeren türküler oluşturmaktadır. Amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen metinler, Foucault'nun nesneleştirme ve özneleştirme kavramları doğrultusunda çözümlenmiştir. Bulgular, incelenen türkülerde kadının çoğunlukla kendi deneyiminin öznesi olmaktan çok, evlilik, namus, aile onuru ve erkek otoritesi ekseninde tanımlanan bir konumda temsil edildiği biçiminde yorumlanabilir. Kadın bedeninin denetim altına alındığı, kadın kimliğinin erkek bakışıyla değerlendirildiği ve kadın iradesinin söylemsel olarak sınırlandırıldığı bu temsiller, yapısal mizojininin sözlü kültür aracılığıyla gündelik ve olağan bir biçimde yeniden üretildiğini ortaya koymaktadır. Çalışma, türkülerdeki kadın temsillerinin toplumsal cinsiyet rejimini nasıl sürdürdüğünü görünür kılarak hem mizojini literatürüne hem de Foucaultcu söylem analizlerine katkı sunmayı amaçlamaktadır.
No takes yet. Share an insight, caveat, or question.
Beril Özer (2026) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: