Bu çalışmanın amacı, 2024 Maarif Modeli Okul Öncesi Eğitim Programı üzerine okul öncesi öğretmenlerinin görüşlerini ortaya koymak ve programın uygulamadaki yansımalarını değerlendirmektir. Programın uygulamadaki etkilerinin ve uygulama süreçlerinin incelenmesi, müfredatın güçlü ve gelişime açık yönlerinin belirlenmesi açısından önem taşımaktadır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji (olgu bilim) deseniyle yürütülmüştür. Çalışmanın katılımcılarını, Türkiye'nin farklı bölgelerinde görev yapan 20 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış ve betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Katılımcı grubunun deneyim ve algılarından hareketle programın uygulanabilirliği ve etkililiği çok boyutlu olarak ele alınmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenler, programda değerler eğitimi, beceri temelli öğrenme, çevre bilinci ve dijital becerilerin yer almasını olumlu bulmuştur. Katılımcılar, bu unsurların çocukların çok yönlü gelişimini destekleyici nitelikte olduğunu vurgulamıştır. Bu durum 2024 Maarif Modeli Okul Öncesi Eğitim Programı’nın güncel ihtiyaçlara yanıt verme kapasitesini göstermektedir. Öğretmenler; programın kapsamlı, soyut ve karmaşık yapısının uygulama esnasında bazı zorluklar yarattığını, bunun yanı sıra materyal sınırlılığı yaşandığını ifade etmiştir. Bu zorluklar, öğretmenlerin uygulama sürecinde karşılaştıkları belirsizlikleri ve sınırlı kaynakları yansıtmaktadır. Katılımcılar, programın anlaşılabilirliğini artırmak için örnek uygulamaların sunulması, sadeleştirilmesi ve yaygın hizmet içi eğitimlerle desteklenmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu önerilerin, öğretmenlerin profesyonel gelişimlerini desteklemesi ve programın etkinliğini artırması beklenmektedir. Araştırma bulguları, müfredatın felsefi temellerinin katılımcılar tarafından genellikle olumlu değerlendirildiğini, ancak uygulamaya yönelik çeşitli güçlüklerin de öğretmenler tarafından sıklıkla vurgulandığını göstermektedir. Katılımcılar, daha erişilebilir eğitim materyalleri, net öğretim rehberliği ve azaltılmış evrak yükü ihtiyacını vurgulamışlardır. Öğretmenlerin geri bildirimlerinin program geliştirme sürecine dahil edilmesi hem programın uygulanabilirliğini hem de etkinliğini artırabileceğine işaret etmektedir. Bu çerçevede, öğretmenlerin deneyimlerinin merkeze alınması sürdürülebilir müfredat uygulamaları açısından kritik bir gerekliliktir ve eğitim sisteminin bütünsel gelişimine katkı sağlayacaktır.
Yetkin et al. (Wed,) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: