Bu makale, Konya’nın Doğanhisar ilçesinde bulunup Akşehir Nasreddin Hoca Arkeoloji ve Etnografya Müzesi’ne teslim edilen (Env. No. 578), Aslanlar Arasında Daniel sahnesinin kabartma olarak işlendiği kireç taşı malzemeden yapılmış bir paye başlığını bilimsel açıdan incelemektedir. Abaküsü 3 × 22,5 cm ölçülerindeki eserin ön yüzünde, orans (dua) duruşunda, çıplak ve Frig başlığı takmış şekilde cepheden betimlenen Daniel figürü ile iki yanında asimetrik ve itaatkâr pozisyonda yerleştirilmiş aslanlar görülmektedir. Figürlerin belirgin konturlar ve derin oyuklarla tanımlandığı, ancak genel kompozisyonun alçak–yarı yüksek kabartma sınırları içinde kaldığı bir teknik uygulanmıştır. Daniel figürünün yüzünün iki yanında yer alan Grekçe “ΔΑΝ-Ι-ΗΛ” yazıtı, sahnenin kimliğini kesinleştirmektedir. İkonografik açıdan Daniel’in aslanlar ininde kurtuluşu teması, Erken Hristiyanlık’tan itibaren ilahi inayet, iman gücü ve diriliş inancının görsel bir ifadesi olarak yaygın biçimde benimsenmiştir. Daniel’in çıplak ve orans duruşunda betimlenmesi, bir yandan diriliş düşüncesini öncelerken, diğer yandan çile çekme sonrası kurtuluş inancını vurgulamaktadır. Makale, Doğanhisar örneğinin bu çıplak betimlemesi üzerinden hareketle, Daniel figürünün çıplak ve giysili betimleme varyantlarını, bu tiplerin Hristiyan dünyasındaki bölgesel dağılımını (katakomplar ve kilise bağlamları) ve söz konusu betimlemelerin taşıdığı anlam farklılıklarını tartışmaktadır. Tarihlendirme açısından, eserin bulunduğu Doğanhisar yerleşiminin Bizans Dönemi’nde ana ticaret güzergâhlarıyla bağlantılı olmakla birlikte, kentsel ölçekte bir merkezden ziyade kırsal karakterli bir yerleşim olduğu dikkate alınmalıdır. Daniel ikonografisinin Hristiyan dünyasında 3. yüzyıldan itibaren yaygın biçimde kullanıldığı, Anadolu’da ise bilinen en erken örneğinin, Hristiyan bağlam dışı bir yapı olan 5. yüzyıla tarihlenen Sardis Sinagogu özelinde ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Bu veriler birlikte değerlendirildiğinde, Doğanhisar örneğinin Bizans Dönemi taş süsleme geleneği içerisinde, kesin bir tarih iddiasında bulunmaksızın, 5. yüzyıl sonları ile 6. yüzyıl başları arasına tarihlendirilmesi olası görünmektedir. Bu paye başlığı, kırsal yerleşim bağlamında üretilmiş erken tarihli bir örnek olarak Anadolu’daki Daniel ikonografisi literatürüne bölgesel ölçekte önemli bir katkı sunmaktadır.
Cahit KARAKÖK (Wed,) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: