Answers are grounded in this paper and cite their sources.
Bağırsaklar, besinlerin sindirimi ve emilimi ile birlikte canlıları çevresel tehditlere karşı koruyan bir immünolojik organ özelliğine sahiptir. Enterokolitis, ince bağırsakların yangısı olan enteritis ve kolonun yangısı olan kolitisi içeren sindirim kanalının yangısı olarak tanımlanmaktadır. Bakteriyel, viral, protozoal, fungal, paraziter etkenlere ve diğer nedenlere bağlı oluşan bu durum önemli derecede su, besin ve mineral kayıpları ile seyredebilmektedir. Enterokolitislerin seyri sırasında bağırsaklarda gelişen villus hasarı, epitel yüzeyinde azalma, sindirim ve emilim kapasitesinin önemli derecede azalmasına neden olmakta ve bu hasarın şiddetinin belirlenmesi gerektiğinde sıklıkla geleneksel invaziv metotlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu pratik olmayan metotlar, günümüzde yerini hastalığın şiddetini, varlığını ve seyrini gösterebilen kanda bulunan proteinlerin ölçülmesi olarak tanımlanabilen biyobelirteçlere bırakmaya başlamış, son yıllarda hem beşerî hem veteriner hekimlikte çalışma konusu olmuştur. Yapılan çalışmalar, biyobelirteçlerin kan ve idrardaki salınım miktarının, çeşitli bağırsak hastalıklarının seyri esnasında değişiklik gösterdiğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte bazı biyobelirteçlerin, bağırsaklar üzerinde koruyucu etkilerinin de olduğu bildirilmektedir. Bu derlemede, bağırsak ile ilgili biyobelirteçler arasından seçilen yağ asidi bağlayıcı proteinler, trefoil faktör 3, intestinal alkalin fosfataz, klaudinler, bağırsak düz kas aktini, platelet aktive edici faktör, leptin ve interlökin 8 ve bu biyobelirteçlerin; enterokolitislerde değerlendirilmesi, teşhisteki kullanımları, veteriner hekimlik için önemi hakkında yeni ve güncel bilgiler sunulması amaçlanmıştır.
No takes yet. Share an insight, caveat, or question.
Durgut et al. (2022) studied this question.
Synapse has enriched 10 related papers. Consider them for comparative context: