Hukukun muhataplarından beklentisi, haksızlıktan kaçınmalarıdır. Kusur ilkesi gereği, davranışının haksızlık teşkil ettiğini bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan bir kimse cezalandırılamaz. Davranışın haksız olduğunu bilme (haksızlık bilinci), kastın bir unsuru olarak kabul edilirse (dolus malus), haksızlık bilincinin yokluğu halinde failin kastından söz edilemez. Hukuk normlarının sayısı ve içeriği nazara alındığında hukuku değil sıradan insanların, hukuk eğitimi almış insanların bile tam olarak bilmesi mümkün değildir. Hukuku bilmeme nedeniyle haksızlık bilincine sahip olmamanın kastı engellemesi, taksirli suçların sınırlı sayıda olduğu gerçeği de göz önünde bulundurulduğunda, tahammül edilemez cezalandırma boşluklarına neden olabilir. Bu sakıncayı bertaraf eden bir kural olarak, 765 sayılı TCK m. 44’te “kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” kuralına yer verilmiştir. Kanunu bilmemek mazeret sayılmadığı için 765 sayılı TCK’da haksızlık hatasına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.5237 sayılı TCK’nın esas aldığı suç teorisine göre ise kast münhasıran bir kusur türü/unsuru değildir. Haksızlık bilinci kastın değil, kusurun bir bileşenidir. Bu yüzden hukuku bilmeme, kastı engellemez; kusuru etkiler. 5237 sayılı TCK’nın esas aldığı suç teorisinin kastı kusurdan, haksızlık bilincini ise kasttan ayırması, kanunda haksızlık hatasına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmesini mümkün kılmıştır. Haksızlık hatası, 5237 sayılı TCK m. 30/4’te düzenlenmiştir. Ancak kanun koyucu “kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” kuralından da vazgeçmemiştir. 5237 sayılı TCK m. 4’e göre, “ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz”. İki düzenleme arasındaki ilişki öğretide tartışmalıdır. Bir görüşe göre kaçınılabilir haksızlık hatası TCK m. 4, kaçınılamaz haksızlık hatası ise TCK m. 30/4’te düzenlenmiştir. Diğer bir görüşe göre ise TCK m. 4, kanundan çıkarılması gereken gereksiz bir düzenlemedir.Bu çalışmada, “kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” kuralı, eski ve yeni TCK’daki düzenlemeler, yargı kararları ve teorik tartışmalar çerçevesinde ele alınmaktadır.
No takes yet. Share an insight, caveat, or question.
İBA et al. (2026) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: