Bu çalışma, Türkiye–Mısır ilişkilerinde 2013–2026 dönemindeki kopuş ve normalleşmeyi, çözülmemiş yüksek ihtilaflı meselelerin diğer ilişki alanlarına etkisinin nasıl sınırlandırıldığı üzerinden incelemektedir. Nitel süreç izleme yaklaşımına dayanan çalışmada resmî açıklamalar, ortak bildiriler, kamu kurumlarının belgeleri, resmî istatistikler ve akademik çalışmalar kullanılmıştır. Bulgular, 2013–2020 döneminde ideolojik ve jeopolitik uyuşmazlıkların diplomatik ve güvenlik ilişkilerine güçlü biçimde yansıdığını, ekonomik ilişkilerde ise sınırlı bir ayrışmanın korunduğunu göstermiştir. 2021–2023 döneminde Müslüman Kardeşler meselesinin ikincilleştirilmesi mesele eksiltmeyi, Libya ve Doğu Akdeniz’de uyuşmazlıklar sürerken diplomatik temasın korunması ise sınırlı kompartımanlaştırmayı ortaya koymuştur. 2024 sonrasında büyükelçi düzeyindeki temsilin korunması, Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi ve Ortak Planlama Grubu’nun işlemeye devam etmesi ve iş birliğinin farklı alanlarda somutlaşması geri dönüş maliyetlerini artırmaya başlamıştır. Bununla birlikte Libya ve Doğu Akdeniz’deki temel görüş ayrılıkları sürmüştür. Türkiye–Mısır normalleşmesi bu nedenle erken evre mandal etkisi ile devam eden yeniden bağlanma riskinin birlikte bulunduğu koşullu bir ilişki yönetimi biçimi olarak değerlendirilmiştir.
No takes yet. Share an insight, caveat, or question.
Emre Kurt (2026) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: