Türkiye ekonomisi, 1980 yılından itibaren küreselleşme ve liberalleşme sürecine girmiştir. Öncelikle uluslararası mal hareketleri serbestleştirilmiş, 1989 yılından itibaren ise sermaye hareketleri serbest hale getirilmiştir. Bu çerçevede Türkiye ekonomisinin finansal kırılganlığı artmış ve finansal krizlere açık bir yapı ortaya çıkmıştır. Büyüme modeli olarak da ihracata dayalı büyüme modeli benimsenmiştir. Bu çalışmada Türkiye’de kişi başına GSYH, enflasyon oranı, dış ticaret açığı ve portföy yatırımları arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Çalışmanın veri aralığı 1991-2022 olarak belirlenmiştir. Çalışmada Hatemi-J eşbütünleşme testi ve FMOLS yöntemleri uygulanmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre kişi başına GSYH üzerinde enflasyon negatif, dış ticaret açığı pozitif etkiye sahiptir. Enflasyon oranı üzerinde kişi başına GSYH negatif, dış ticaret açığı ve porföy yatırımları pozitif etkiye sahiptir. Kişi başına GSYH ve enflasyonun dış ticaret açığı üzerindeki etkisi pozitiftir. Enflasyonun portföy yatırımları üzerindeki etkisi ise pozitif bulunmuştur
No takes yet. Share an insight, caveat, or question.
Atilla Aydın (2026) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: