Bu araştırma, sanat eğitiminde yapay zekâ okuryazarlığını ölçmeye yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Dijital teknolojilerin sanat alanındaki etkisinin artmasıyla birlikte, yapay zekâ yalnızca teknik bir araç olmaktan çıkarak yaratıcı üretim süreçlerini, estetik karar verme mekanizmalarını ve bireysel ifade biçimlerini dönüştüren çok boyutlu bir yapı hâline gelmiştir. Bu bağlamda, sanat eğitimi süreçlerinde bireylerin yapay zekâya ilişkin bilgi düzeylerinin yanı sıra uygulama becerileri ve tutumsal eğilimlerinin de bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Nitekim sanat eğitiminde yapay zekâ olgusu, yalnızca teknolojik yeterliklerle sınırlı kalmayıp eleştirel düşünme ve yaratıcı üretim süreçleriyle doğrudan ilişkilidir. Araştırma kapsamında geliştirilen “Sanatta Yapay Zekâ Okuryazarlığı Ölçeği”, başlangıçta bilgi ve kavrayış, uygulama ve teknik yeterlilik, tutum ve algı ile etik ve yasal farkındalık boyutlarını içeren dört faktörlü bir yapı üzerine kurgulanmıştır. Türkiye’de farklı üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültelerinde öğrenim gören 300 öğrenciden elde edilen veriler doğrultusunda gerçekleştirilen analizlerde, açımlayıcı faktör analizi sonuçları ölçeğin dört boyutlu bir yapı sergilediğini göstermiştir. Bununla birlikte doğrulayıcı faktör analizi ve PLS-SEM bulguları, ölçeğin üç boyutlu bir yapı ile daha güçlü biçimde doğrulandığını ortaya koymuştur. Bu doğrultuda ölçek; bilişsel, teknik ve tutumsal boyutlar çerçevesinde yeniden yapılandırılmıştır. Elde edilen bulgular, özellikle bilgi ve kavrayış boyutunun yüksek varyans açıklama oranı ile öne çıktığını göstermektedir. Uygulama ve teknik yeterlilik boyutuna ilişkin faktör yüklerinin dengeli dağılımı, bu yapının güçlü bir iç tutarlılığa sahip olduğunu ortaya koyarken, tutum ve algı boyutunun da ölçme gücünün kabul edilebilir düzeyde olduğu belirlenmiştir. Buna karşın etik ve yasal farkındalık boyutunun istatistiksel açıdan yeterince güçlü bir yapı sergilemediği görülmüştür. Bu durum, dijital okuryazarlık bağlamında değerlendirildiğinde, bireylerin etik konulara ilişkin farkındalıklarının henüz yeterince gelişmemiş olabileceğine işaret etmektedir. Özellikle üretken yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşması, bu alandaki etik tartışmaları daha da önemli hâle getirmektedir. Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik analizleri, ölçeğin bilimsel açıdan tutarlı bir ölçme aracı olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak, geliştirilen ölçek sanat alanında bireylerin yapay zekâ yeterliklerini değerlendirmede işlevsel bir araç olarak önerilmektedir. Bu kapsamda, bireylerin bilgi ve kavrayış düzeyleri ile uygulama ve teknik yeterlilik becerilerinin yanı sıra tutum ve algı boyutlarının birlikte ele alınması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
No takes yet. Share an insight, caveat, or question.
Üstün et al. (2026) studied this question.
Synapse has enriched 5 closely related papers on similar clinical questions. Consider them for comparative context: